LOGO

ÖĞRENCİ Mİ DİLENCİ Mİ?

@furkan 25 Ocak 2026 3 gün önce
Yeni eğitim-öğretim yılında öğrenciler, beklenenden yaklaşık bir ay sonra yeni KYK kredi miktarını öğrendiler. Bu ücret 4000 TL. Dile kolay, 4000 TL; yani sadece %33 zam yapılmış demek. Peki, bu zam ne kadar yeterli? Gelin, bir bakış atalım.

Ankara genelinde bu yıl EGO otobüsleri ulaşımı bizler için 450 TL olarak belirlenmiş. Neredeyse nefes alacak bile alanın kalmadığı, her beş binişten birinde bozulan ve Kızılay’a gelmek için bile ortalama bir saat vaktimizin gittiği EGO otobüsleri için bile 450 TL... Tabii metro ve banliyö de bir seçenek; sonuçta hepsini kullanabiliyoruz, tabii tıklım tıklım olmayan bir tanesi gelene kadar bekledikten sonra. Ulaşım konusunu bu şekilde 450 TL ile hallettiğimizi düşünüyorum.

Barınma ise daha ayrı bir dert. Aylık 1200 TL vererek ortalama 6-8 kişilik, koğuştan bozma yurtlarda kalıyoruz. Bazen yediğimiz yemekten zehirleniyoruz, bazen de kontrolü yapılmayan asansörlerde can veriyoruz. Ayda aldığımız 4000 lira "sadaka" ile sadece hayatta kalıyoruz; evet, sadece hayatta kalıyoruz, yaşamıyoruz, sadece sürünüyoruz.

Günümüzde sadece barınma ve ulaşım ücretleri bile 1650 TL tutuyor. Daha beslenmeyi kalemden saymadık bile. Hadi onu da hesaplayalım, hatta bu hesap için güzel bir yöntem kullanalım: Her öğünde sadece bir adet simit ile bir bardak çay içelim. Günümüzde Beşevler’de en ucuz bir bardak çay 30 TL iken en ucuz simit 15 TL; yani bir öğünümüz 45 TL tutuyor. Günde üç öğünden ne yaptı? 135 TL. Ay 30 gün, ne yapar? 4050 TL. KYK kredisi ise net 4000 TL. Bu hesaba göre yurt parasını kim ödeyecek, ulaşımı kim karşılayacak, kıyafetlerimizi kim alacak?

Görüldüğü üzere 4000 TL genel olarak yaşamak için uygun değil; bu para sadece hayatta kalmaya yetiyor. Tabii sadece şikâyet ederek olmaz, çözüm de üretmemiz lazım. Peki, bu durumda en mantıklı çözüm nedir diye bir bakış atalım isterseniz. İlk olarak aklımıza doğal olarak KYK kredi miktarını artırmak geliyor. Tamam artıralım ama ne kadar olmalı? Önce bunu hesaplamamız lazım. Peki, bunu neyi baz alarak hesaplamalıyız?

Bu konuda çözüm yolunu; bir insanın günlük alması gereken kalori miktarı ve bunu hangi besinlerden alacağını düşünerek bulabiliriz diye düşünüyorum. Hadi başlayalım; 18-30 yaş arası bir bireyin alması gereken kalori miktarı yaklaşık olarak 2000-2800 kcal arasındadır. 130-150 g protein, 300-330 g karbonhidrat, 80-90 g yağ içeren bir yemek listesi:

1. Öğün – Kahvaltı (800–850 kcal)

3 adet yumurta

2 dilim tam buğday ekmeği

50–60 g beyaz peynir

8–10 adet zeytin

1 adet orta boy muz

1 tatlı kaşığı zeytinyağı (yumurta/pişirme için)

Şekersiz çay veya kahve

2. Öğün – Öğle (900–950 kcal)

180–200 g ızgara tavuk göğsü

1,5 su bardağı pirinç pilavı (veya bulgur)

Büyük kase salata (marul, domates, salatalık)

1 yemek kaşığı zeytinyağı

1 kase yoğurt (200 g)

3. Öğün – Akşam (850–900 kcal)

150–180 g kırmızı et (orta yağlı) / Alternatif: Somon veya hindi

1 tabak makarna (tam buğday tercih edilebilir)

1 dilim tam buğday ekmeği

1 kase yoğurt veya ayran

Bu hesaba göre günlük gıda harcaması yaklaşık 120 TL, aylık ise 3600 TL tutuyor. Tabii bu yemekleri yaparken kullanılan doğal gaz, yağ, su, tuz gibi malzemeler bu hesabın dışında tutulmuştur. Fark ettiniz mi bilmiyorum ama daha hâlâ arkadaşlarımızla oturup birer kahve içemedik, bir sinemaya, bir tiyatroya gidemedik; kendimizi sosyal anlamda hiçbir şekilde geliştiremedik.

Eskiden bizim gibi öğrenciler kredisi ile gerekirse dışarı çıkar, gerekirse şehir dışını gezer; müzelere, tiyatrolara, konserlere, festivallere gidebilirken; bizler ise sadece güvensiz ve konforsuz, hapishaneden hallice odalarımızda, aç karnımızla okulumuza giderken yolda kaç saat kaybedeceğimizin hesabını yapıyoruz. Tabii hesap kitap işleri sadece bizde de bitmiyor; daha bu işin ailemizde olan kısmı da var. Kendileri bizleri okuturken "Aman çocuğumun karnı aç kalmasın," derdine düşüp kendi boğazından kısıyor; "Ben üşüyeyim de çocuğum üşümesin," diye yıllarca aynı kıyafetleri giyip bizlere para gönderiyorlar. Bu esnada ise ilginç bir şekilde zenginlerimizin yatlarının yakıtından vergi alınmıyor.

Ülkemizin en büyük holdingleri senelerdir vergi afları kazanırken bizlere yapılacak %50 zam bile en azından daha rahat bir şekilde geçinmemize olanak sağlayacaktır.

Ne yazık ki bugünün gençleri; yarının mühendisi, hâkimi, savcısı, öğretmeni, müzisyeni, akademisyeni, askeri, polisi ve daha nicesi, yani bu güzel vatanın ta kendisi olacak olan bizlere reva görülen kredi miktarı ne yazık ki sadece 4000 TL ile sınırlı kalmış durumda. Bizler bu parayla temel hayatta kalma düzeyinde bile harcamalarımızı yaptığımızda ne yazık ki elimizde bir şey kalmıyorken; bu şartlar altında hem hayatta kalmaya hem okumaya çalışıyoruz.

Tabii bu kadar zor şartlarda bile Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün şu sözlerini elbette unutmamalıyız: "Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. Ben umudumu hiçbir zaman kaybetmedim." Bizler de Atamızın bizlere emaneti olan bu güzel yurtta umudunu hiçbir zaman kaybetmeyecek gençlik olarak daima emek verecek ve mücadele edeceğiz.

Yorumlar

Henüz yorum yok.

Giriş yap yaparak yorum bırakabilirsin.